Mektup (ııı)
Haziran 22, 2007 yazan: rasulemektup
KERVAN GEÇMEDEN
Ey Rasul;
Haber geldi uzak diyarlardan, kervanın Medine‘ye gelmiş. Arkanda Ebu‘bekir’in, Ömer’in, Osman’ın, Ali’n ve daha nicelerin varmış.
Geçtiğin yerlerden gül kokusu geliyormuş. Bir güneş doğmuş çölde yeniden ve Medine Cennete dönmüş birden. Bin bir salavatla anılmış adın. “Muhammedsin, Mustafasın , Ahmetsin” sesleri yayılmış semalara, dallar meyveye durmuş.
Ümmetin bakamamış yüzüne, doya doya öpememiş ellerini…Utanmışlar Ya Nebi. Harama bakan gözlerle sana bakmaya. Bir toprak yığını gibi yığılıp kalmışlar. Bedenler titremekte, eller bomboş…
Merhamet, hakikat, sevgi, aşk yokmuş, Sen gelince Ya Nebi hepsi yeniden doğmuş. Susayan gönüllere, kuruyan gözlere, yaralı kalplere bal, şerbet olmuşsun. Üç asır gülmeyen yüzler yeniden gülmüş, kuruyan gözler yaşlarla dolmuş. Toprağın bağrında çürüyen tohumlar. Yeşermenin sevincini taşımış kollarında. Senin varlığınla yeniden canlanmış düşünceler, ruhlarının çöl kumu sıcaklığına serinlikler bahşedilmiş. Kalplerinin atar damarlarında sen varmışsın Ey Sevgili!
Birden ümmetinden bir adam seslenmiş: “ Ya RasulALLAH! Rüya mı görüyorum yoksa ne? Yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma
Bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma” demiş. Aşkından ölmüş Ya RasulALLAH! Aşkından ölmüş…
Kervanın Medine’den geçmiş ben göremedim Ya Nebi! Nasip değilmiş gül yüzüne bakmak , nasip değilmiş bastığın toprağı öpmek. “Ey şefkatli sevgili, kapında şefkat dilenmeğe geldiğim gün geri çevirme bu mücrimi” demek nasip olur mu? “Hasret hasret … hep hasret Ya vuslat ne zaman? Seni istiyorum Ya RasulALLAH ;sadece seni” demek nasip olur mu?
Senin olayım yalnızca. Korkuyorum… Ya takılıp kalırsam yokuşlarda, ermeden ölürsem varlığında yokluğa. Hele cemalinden mahrumiyeti düşünmek yok mu ?…Ödüm kopuyor Ya RasulALLAH!
Gözlerim ağlamaklı, göremedim, duyamadım seni. Aşkınla yandım ben ,Veysel misali kavruldu da kavruldu yüreğim. Seni görmek sana sarılmak ne büyük nimet.Ya Rab nasip et Habibini ben de göreyim. Seni en çok seviyorum.Vefasızım biliyorum ama hainde değilim ya! Neyleyeyim başka dostlukları, seninle dost olmadıktan sonra.Ölenleri değil, dostluğunu ve dostluklarını istiyorum.
Ve sen “Ey Sevgili!” bulutların kendisine perde darlık yaptığı nazlı Sultanım. Bunca nimetlendirdiklerinin kervanında …bunca sevdiğin aşıklarının arasında beni hep mahrum mu bırakacaksın?…
Susuz , ekmeksiz, uykusuz… bir hayata “Evet”…lakin sensiz bir dünya çekilmiyor Ya Nebi!… Geride kalan sadece ağızdan dökülen şu mısralar:
Güllerim bitmeden
Ruhum gitmeden
Hasret rüzgarı esmeden
Bırakın göreyim
Ol Muhammedi
Kervan geçmeden

Rabbime şükürler olsun ki….Bilmiyorudum şimdiye kadar bir yazdıan bu kadar etkileneceğimi.Ve saatlerce seccade başına beni götürüpte ağlata bileceğini.Dünyanın bu kirliğine karşı bir güzellik buldum bu yazıda.Neden dir bilmiyorum ama hepsi aynı beni anlatyor sanki.Acizliğimi yüzüme vuruyor belkide.Bu güzel yazınızdan dolayı size şükranlarımı arz ederim.İnşallah Rasulunde şefaatıne nail oluruz…Başka iklimlere sürüklediniz bizi.Bütün eş dostuma gönderdim yazınızı.Rabbim böyle daha nice güzel yazılar yazmanızı nasip etsin inş. selametle….